Güneşli bir öğleden sonra, Gentle Whisper adlı şirin kasabada Adam adında bir çocuk yaşarmış. Gözleri masmavi gökyüzü kadar renkli olan Adam bir hayalperestmiş; hayal gücü gökkuşağı gökyüzünden daha enginmiş. Küçük olmasına rağmen ruhu okyanus kadar sınırsızmış. En iyi arkadaşı, büyülü yaratıkların sonuncusu olan Milo’ymuş; karanlıktan korkmayan ve herkes kadar meraklı bir yaratıkmış. Milo, bir peri masalı gibi büyülü bir yer olan Fısıldayan Rüzgarlar ormanını severmiş. Ot, yaprak ve kulübe selamlarının vahşi bir karışımı olan burası sadece kuşların değil, yaşlı ve genç yaratıkların bir tuhaflık hayvanat bahçesiymiş. Bir gece, titreşen yıldızların gölgesinde, hikaye başlamış. Milo’ya göre, ay bir su birikintisi tutuyorsa, yansıtıcı yıldız themicator’ları muhteşem bir şekilde devasa yaparmış ama gezegen konumunu değiştirmezmiş. Bu yüzden, duyularını eleştirel tutarak, Adam dolaşmaya devam etmiş, arkadaşını taklit ederek koşmuş, sonsuz arayışına cevaplar aramış. Aniden ormandan bir fısıltı yükseldi, Adam’ın daha önce hiç duymadığı bir ses. Gözlerinde merak, yüreğinde bir hayret ateşiyle öne çıktı. Bir melodi, bir uğultu, onu takip etmeye çalıştı, göğü altında uzanıyordu. Yalnız gezintisinde Adam, dev çamlarla örtülü terk edilmiş bir patikaya rastladı. Yosun yeşili bir örtü aşağıdaki taşları sarıyordu. Örtünün sınırını aştığında, anlatılmamış hikayelerin, mektupların ve kadim taşlara derinlemesine oyulmuş dizelerin yolu bakışlarını kucakladı. Rüyalarla dolu bir kalple hepsini okumaya başladı. Doğanın sırları yavaşça ortaya çıktı. Arıların uğultusu, yaprakların dansı, aya nişan alan yıldızların gizemi – taşlara dokunmuş, melodi olarak kaldı. Orada, Geçip Giden hikayelerin arasında, hayatın kendisi kadar canlı çizimler arasında, vahşi doğanın ruhu onu çağırdı. Sonra bir meydan okuma belirdi, fısıltının ormanında kıvrılan bir yol parıltısı. "Onu bul. Onu akşamın kalbinde bul. Güneş’in fısıltısını ara." Adam’ın kalbi harekete geçti. Aniden gelen sezginin pelerinini takip etmekten başka bir şey yoktu. Milo, "Kalbini takip et. Gecenin tıkırtısını dikkatle dinle," diye ima etti, cesaretini harekete geçirerek. Ağaçların arasından geçen Adam, sesi yağmuru yatıştıran, fırtınayı körükleyen ve en çılgın gecesinde ateşi söndüren iyi kalpli rahibeyi buldu. Kader, onda sırları için bir yoldaş bulmuştu. Hikayeleri nazikçe kucaklayan Adam, fısıltılara hayat verdi. O ve rahip birlikte, boyalı gökyüzünün altında, fısıltı dokuyarak, hüzünlü bir ayın altında günler geçirdiler. O, bilgelik, çağların bilgisini aktardı. Ve Adam, sevgiyi ve kahkahayı, adaletin adaletini, ‘çakıl taşı ile dağ’ mücadelesinin sertliğini ve inancın anlaşılmaz gücünü öğrendi. Gün doğdu ve o aydınlanmada, Adam’ın Gentle Whisper’a dönme zamanı gelmişti, kalbi artık sadece bir rüya değildi. Vahşi doğanın hikayeleri, kalbinin yeni evi, şimdi harikalar fısıldayabiliyordu. Öyleyse, sevgili küçük,Hayal gücünüzün her gün gördüğünüz gökyüzü kadar geniş dolaşmasına izin verin. Kalbiniz henüz yolları bilmiyor olabilir, ancak yükselecek ve size rehberlik edecektir. Hayatı etrafınızda açılırken kucaklayın, attığınız her adım, ruhunuza yerleşmiş unutulmaz bir dersi işaret eder. Hikayenin sonu, tatlı rüyalar. Unutmayın, kalbinizin fısıltılarına güvenin ve hayatın büyüsünü kucaklayın.

Mail Adresiniz Görünmeyecektir. Lütfen Gerekli Yerleri Doldurunuz. *

*