Bir zamanlar, hareketli bir şehrin kalbinde, küçük ve dingin bir cennet varmış – Bahçe. Omar adında yaşlı ve bilge bir bahçıvanın evi olan Bahçe, sadece bir yer değil, bitkileri ve ağaçlarıyla örülmüş yaşam ve sınırsız hikayelerle yeşeren bir sığınakmış. Kendisi de birçok hikayeye sahip bir adam olan Omar, şafaktan gün batımına kadar Bahçe’de dolaşır, her adımda asırlık zeytin ağaçlarının yanındaki patikalarda hayat yolculuğunu şekillendirirmiş. Yaprakların sessiz fısıltıları onun hikayelerini nesilden nesile taşırmış, Bahçe’yi tüm ziyaretçileri için hayranlık ve huzur yeri yapan bir miras. Bahçe’nin kalbinde, duvarları yosunla kaplı ve cam pencereleri güneş ışığıyla parıldayan eski bir sera varmış. Omar gününe burada başlamış – dünyanın çeşitli köşelerinden topladığı narin, nadir türleri besleyerek. Her bitkinin hikayesi, onları sulayan ve sabah çiyiyle sessizce paylaşılan gözyaşı şeklindeki damlalara kazınmış. Bir gün, Elise adında genç bir kız, şehrinin kaosunun ritminde kaybolmuş bir şekilde Bahçe’ye rastladı. Çeşmelerden birinin önünde kısa bir süre durduktan sonra, yaşlı bir adam ona yaklaşıp onu tenha bir alana – seraya – giden gizli bir patikaya davet ettiğinde irkilerek yerinden kalktı. İçeride, sayısız renk ve koku onları kucakladı. Omar, her biri sadece bilgi değil, teselli de arayan diplomatlar ve bilim adamlarının hikayelerini anlattı. Elise, burada tezahür eden ve kadim olduğu kadar çeşitli bir ekosistem yaratan yaşam güçlerine büyülenerek dikkatle dinledi. Güneş seranın camından tuhaf, parıldayan bir fidanın üzerine eğildiğinde, Omar onun kökenini açıkladı. Kayıp ve yaralı bir gezgin, fidanı 欧阳的 bakımına bırakmıştı. Bakımı altındaki eşsiz bir ağaçtı, birçok kişi tarafından aranıyordu ama sadece Omar tarafından değer veriliyordu – sonbaharda yaprakları belirli bir sırayla düştüğünde bir dilek vaat ediyordu. O günden sonra Elise, fidanın bakımına yardımcı olmak için istekli bir şekilde Bahçe’yi düzenli olarak ziyaret etmeye başladı. Orada uzun saatler geçirdiler – bahçenin titiz düzeni ve botanik gizemi arasında – toplumun uydurulmuş kısıtlamalarının üstesinden gelen beklenmedik bir dostluk kurdular. Mevsim ilkbahardan sonbahara geçerken Elise, yaprakların düşmesini ve yeniden oluşmasını nefesini tutarak izledi, ta ki sonunda, mükemmel bir düzende, arzulanan dileği ona bahşedilinceye kadar – ikinci bir şans. Dileği, Bahçe’yi varlığını tehdit eden yaklaşan gelişmeye karşı korumak, huzurunun Rahçes’e şehirden sonsuza dek nüfuz etmesini sağlamaktı. Bununla birlikte Elise, Bahçe’nin savunucusu oldu, büyüleyici hikayelerini ve bakıcısının bilgeliğini her yere yaydı. Yenilenmiş bir amaçla ve şehrine olan sevgiyle dolup taşan Elise, Bahçe’yi bir topluluk simgesi ve insanlar arasında birlik sembolü haline getirmek için yerel bir girişim başlatmaya karar verdi. Ve böylece Bahçe, fiziksel sınırlarının ötesinde gelişti,gizli hazinelerini aramaya cesaret eden herkes için bir umut ve büyüme fenerine dönüşüyor. Omar’ın hikayeleri şehrin içinde yankılanmaya devam ediyor, dinlemeye cesaret edenlerin zihnine fısıldıyor, onlara doğa, tarih ve en saf şefkat biçimleri arasındaki derin bağlantıyı hatırlatıyordu.

Mail Adresiniz Görünmeyecektir. Lütfen Gerekli Yerleri Doldurunuz. *

*